2 Haziran 2020
Ana Sayfa Güncel Haber Bisikletin Başkentin'de Bir Türk ve İlk Bisiklet Cezası

Bisikletin Başkentin’de Bir Türk ve İlk Bisiklet Cezası

Bisikletle münasebetim sadece ilkokul günlerinde birkaç tur denemeyle (3 Tekerlekli) ile başladı. Üniversite yıllarımda Büyükada’daki zorlu denemeyle sınırlı olan ben, Erasmus öğrencisi olarak Hollanda’daki NHTV Üniversitesine gitmeye hak kazandım. Bu, yeni bir kültüre de adapte olmak demekti.

Bisikletin Başkentin’de Bir Türk ve İlk Bisiklet Cezası

Değişim programı ve Hollanda’yla ilgili bize bilgi veren Türk hocamızın da ilk önerisi, “önce bir bisiklet edinin, burada yürümeyi öğrenen her çocuk bisiklete de biniyor.” şeklindeydi.

Bisikletin Başkentin’de Bir Türk ve İlk Bisiklet CezasıBisikletin Başkentin’de Bir Türk ve İlk Bisiklet Cezası

Keyfi olarak dahi bisiklete binmemiş, inişli çıkışlı yollardan, İstanbul’un feci trafiği ve sabırsız şoförlerinin arasından gelen her insan gibi trafiğe çıkmak bana da çok ürkütücü geldi. Derken 2 ay içinde kendimi ben de o trafikte okula gidip dönerken, markete gidip alışveriş yapıp sepetime attığım yiyeceklerle yurduma pedallarken buldum. Hatta kilise tarafında yapılan bir partiden dönerken kendimle beraber arkamda bir arkadaşımı da taşıyarak evine bıraktığımda artık kendimi bisiklet konusunda aştım sanmaya başlamıştım.

Bisikletin Başkentin’de Bir Türk ve İlk Bisiklet CezasıBisikletin Başkentin’de Bir Türk ve İlk Bisiklet Cezası

Her Hollanda vatandaşının hayatında en az bir kez yaşayıp bisiklete dair anı olarak anlattığı, hırsızlık olayı bile, kısa dönemli ikametimde başıma geldi. Bir gezi dönüşü istasyondaki onlarca bisikletin arasına park ettiğim,  orada yaşayan şeker akrabalarımızın onarıp bana hazırladıkları bisikletlerinin yok olmuş olduğunu gördüm. Sağlam zincir kilitler edinmek konusundaki dersimi de almış olarak ikinci el eşya sitesinden bir bisikletim daha oldu.

Türkiye’ye dönüşün yaklaştığı sıralarda, uzunca süren bir final sınavı çıkışı yine bisikletime atlayıp her zaman geçtiğim bir pazar alanından Albert Hein adlı favori marketime gidiyordum ki, bir anda 3-4 polis gördüm ve durduruldum. Çocuk parkı ve oturma alanlarının arasından çok kez herkes gibi geçip yandaki demir park yerlerine bisikletimi kilitlemiştim ancak bu kez ters giden bir şeyler vardı. Kısa saçlı, tok sesli bayan polis memuru yaklaşıp, benim yabancı olduğumu fark edene kadar Hollandaca bir şeyler söyledi, ardından İngilizceye dönünce anladım ki, yayalar için ayrılmış ve bisikletlilere yasak olan ortalık yoldan geçtiğimiz için ben ve meydandaki diğer 6–7 bisikletli durdurulmuştuk. Memur, ceza kesileceğini, pasaportumu ve ikamet bilgilerimi not etmek istediğini söyledi. Durumu açıklamak için, geçici öğrenci olduğumdan, bisiklet konusunda uzman olmayışımdan vs. bahsettim kısacık ama memur hanım, iki binanın arasında, dikkat etmesek zor görünecek yerdeki tabelayı eliyle işaret edip “trafik işaretleri evrenseldir.” diye de ekleyince utanıp hemen çantadan, oturduğum yerin adresi, oturma iznim, pasaportum çıkarıp ellerine verdim. Memur hanım hepsini not ettikten sonra, “adresinize ödeme için bir mektup gönderilecek.” Sözü edilen ceza numarasıyla bankaya ödeyebilirsiniz dedi ve herhangi bir savunmam varsa, dilekçeyle itirazda bulunabileceğimi söyledi. Elime verdiği sarı ceza kâğıdında 40 Euro’yu görünce afallamam artmış olacak “6 Euro da işlem ücreti için yatırmalısınız” diye uyardı ve giderken kibarca “Üzgünüm, bundan sonra daha dikkatli olun.” diyip gülümsedi.


Cezamı alıp yola koyuldum ve o günden sonra korkudan pür dikkat gidip geldim, patlayan arka lambamı yenilemeden gece dışarıya adım atmadım. 22 yaşında ilk resmi cezamı Hollanda’da sevgili bisikletim sayesinde yemiştim. Bunu da bir tecrübe olarak Erasmus günlüğüme ekledim ve 1 hafta sonda adresime gelen cezamı da ödeyip, rahatladım. Türkiye’ye dönerken uçakta getiremediğim, orada bıraktığım bisikletimle nasıl vedalaştığımı hala hatırlıyorum. Şimdi dedelerin neden külüstür arabalarına lakaplar takıp, içini dışını köpüklü sularla yıkayıp, satmaya – vermeye kıyamadıklarını anlıyorum. Biran önce İstanbul trafiğinde de olsa iyi niyetli şoförlerimizin olduğuna ikna olup bir bisiklet alarak yeniden trafiğe çıkmayı umuyorum. Herkese kazasız, cezasız sürüşler dilerim.

Gözde Özdemir’e teşekkürlerimizle…

BU HABERE EMOJİYLE TEPKİ VER!

+1



0

+1



0

+1



0

+1



0

+1



0

+1



0

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

SON HABERLER

Sarı Mayolu Tony Martin Köprücük Kemiğini Kırdı

Fransa Bisiklet Turu’nun 6. turunu Etixx-Quick Step ekibinden Zdenek Stybar kazandı. Abbeville ile Havre arasında koşulan 190,5 kilometrelik 6. etap beklenenin tersine sakin geçti. Meteoroloji...

En Güçlü Sprinter Andre Greipel

Fransa Bisiklet Turu’nun 5. etabını André Greipel kazandı. Lotto-Soudal ekibinin sprinter’ı 2. etabın ardından Arras ile Amiens arasında koşulan 189 kilometrelik 5. etabın da...

Fransa Bisiklet Turu’nda ‘Sarı Mayo’ 2013 Şampiyonu Froome’a Geçti

Fransa Bisiklet Turu’nun üçüncü etabını Katusha takımından İspanyol Joaquim Rodriguez kazandı. Belçika’nın Antwerp kenti ile Huy yerel yönetimi arasındaki yarışmaya, bitime 60 kilometre kala meydana...

Tour De France’ın 2. Etabı Sonunda Sarı Mayo Fabian Cancellara’nın Oldu

Fransa Bisiklet Turu’nun 2. etabını, Lotto-Soudal takımından Alman Andre Greipel kazandı. Hollanda’nın Utrecht kenti ile Zelanda bölgesi arasındaki 166 kilometrelik parkurda koşulan yarışı 3 saat...