26 Mayıs 2020
Ana Sayfa Güncel Haber Gece bizim, yollar bizim. Velonotte…

Gece bizim, yollar bizim. Velonotte…

Gecenin karanlığında pedal çevirirken yaşadığı huzuru herkesle paylaşmak isteyen Sergey Nikitin, 13. kez düzenlediği organizasyonda İstanbul’daydı ve bize de bu mutluluğu yaşattı. Velonotte,cumartesi gecesi saat 12:oo de Sultanahmet’den başladı.

Saat 11:00 gibi tüm heyecanıyla bisikletçiler toparlanmaya başladılar ve meydan karnaval alanı gibiydi. Bisiklet yarışları haricinde hiç bu kadar bisikletliyi bir arada görmemiştim. Kendimi Amsterdam’da gibi hissetmedim desem yalan olur. Tek eksik bisiklet yollarından değilde, bulduğu boşluktan yol alan bisikletlilerdi. Her yerde formalı, kasklı insanlar vardı ve yüzlerdeki gülümsemenin tarifini edebilecek sözcükler benim dağarcığımda maalesef yok. Sanki herkes birbirini tanıyordu, biz iki tekerlikliler örgütünün mensuplarıydık, farklı yerlerde yaşıyor, birbirimizi biliyor ancak yüzlerimizi tanımıyorduk.

İşte tanışma gecesi bu geceydi. Hepimiz deşifre olduk, tanıştık, sohbet ettik, fotoğraflar çektirdik. Sadece İstanbul’dan da değildik üstelik… Eskişehir,İzmir,Gebze gibi şehir dışından gelenler ile İngiltere, Rusya, İtalya, Avusturya ve İsviçre gibi Avrupa şehirlerinden bisiklet sevdalıları da başlangıç noktasında bizlerle, aynı heyecanla bekliyordu. Organizasyona 1900 kişi kayıt yaptırmış ancak katılımın 3000 bisikletliye yakın olduğu söylendi. Kulaklarımızda Açık Radyo, hepimiz pedalları ne zaman çevireceğimizi bekliyorduk ki beklenen ses duyuldu. Organizasyonun fikir ve isim babası Rus tarihçi Sergey Nikitin güvenli sürüş konusundaki uyarılarını yaptı ve saatlerimiz 12 yi gösterdiğinde Sultanahmet At Meydanında bisikletlerimizin zil sesleri arasında başladık pedallarımızı çevirmeye.
Açık Radyo bizleri yol boyu yalnız bırakmadı,zaten kalabalıktık,daha da çoğaldık. Bulunduğumuz yerler hakkında bir yandan bilgiler alırken, bir yandan da kalabalıkta düşmeden, birbirimize çarpmadan, rotayo kaybetmemeye çalışarak yol aldık. İlber Ortaylı, Sultanahmet ve Beyazıt’tan geçilirken Osmanlı mimarisinin tarihini ve Avrupa’ya etkilerini anlatırken, Bankalar Caddesine döndüğünüzde yayını “Konstantinniye: Dünya’nın Arzuladığı Şehir” eserinden tanıdığınız Philip Mansel yayını devralıyordu. Caner Erler’in sesini yarış anlatırken değil, bizlerle sohbet ederken bulduk. Gezi içinden de insanlarla canlı telefon bağlantıları yapıldı.

Beyazıt’a doğru pedal çevirirken daracık ve arnavut kaldırımlı yollardan geçtik.

Paris-Roubaix’de o zor arnavut kaldırımlı yollardan sağa salim çıkan bisikletçilere saygılarımı sundum gece gece… Bizler onlar gibi gidemedik iki tekerin üzerinde, kalabalık ve yolların darlığı nedeniyle, bisikletlerimiz bizleri değil, biz bisikletlerimizi taşımak durumunda kaldık. Vefa Lisesinin önünden Unkapanına vardığımızda trafiğe karıştık. Otomobiller bizlere şaşkınlık içerisinde bakıyordu, Camlardan bize seslenen şöforler, neden orada olduğumuzu ve ne yaptığımızı anlamaya çalışıyorlardı. Belki de hiç bu kadar çok bisikletliyi bir arada görmemişlerdi. Hayır deli değildik, bisikletlerimizi ve bu şehri seviyorduk ve ışıklar bu şehri mükemmel kılıyordu. Bizde şehrin ışıklarına farlarımızla katıldık. Seslerimiz, sevinç kahkalarımız şehre karıştı.

Organizasyon İBB polis ekortu, ve Bisiklet Derneğinin de katkılarıyla yapılmasına ragmen katılım o kadar yüksekti ki, yolların darlığı bu kadar kalabalığı kaldırmayacağını düşünen organizasyon grubu ikiye böldü, aslında rotada Galata kulesi varken, herkes bu zorlu, tırmanma yolundan geçmedi. Rotamızın üzerindeki tarihi yerler, binalar hakkında radyodan bir taraftan bilgiler alırken, bir yandan da bisikletlerimizin zillerini çalarak, İstanbul’a varlığımızı daha da fazla hissettirdik. Dolmabahçeye vardığımızda, radyodan gelen anonslar ile arkada büyük bir grup olduğunu duyunca 100lerce bisikletçi mola vererek beklemeye başladık. İçimden sürekli “ Yollar bizim, Şehir bizim” diyordum ve bu bisiklet gezisinin her saniyesini dolu dolu yaşamak, hafızamın en derin noktalarında saklamak için çabalıyordum. Otomobil trafiğinin arttığı yerlerde “arabadan in, bisiklete bin” diye şöförlere sesleniyor ve bir farkındalık yaratmaya çalışıyorduk. Ortaköy’e devam ettiğimizde trafik bir hayli artmıştı. Ama önemli değildi çünkü bu sefer yollar bizimdi, Ortaköye vardığımızda saat 3 civarındaydı ve eminim Ortaköy meydanı hiç bu kadar bisikleti ağırlamamıştı bu zamana kadar.

Ağaçlara insanlar değil, bisikletlerimiz yaslanmıştı. Dinlenme sırası onlardaydı ve grubun geri kalanını beklemeye başladık. Saatler 4’ü geçiyordu ki Ortaköy İskelesi’ne yanaşan vapur, bisikletçileri alarak 2 saat süren Boğaz turuna çıkardı. Güneşi bisikletçiler doğurdu. Bisiklet severler, kah kendi bisikletleri ile kah kiralayarak bu turda var oldular, farsız ve kasksız katılımcılar olmasına rağmen, küçük kazalar dışında bir sorun yaşanmaması etkinliğin en sevindirici yanıydı. Sergey Nikitin de, organizasyondan, İstanbul’da ki katılımdan çok memnun olduğunu ki üç sene içinde İstanbul’da bir başka Velonette’nin düzenleneceğini belirtti. Velonotte’nin İstanbul’a çok şey kattığını düşünüyorum. Bir çok otomobil kullanıcısı varlığımızı fark ettiler. Trafikte bisikletliye saygı duyulan İstanbul sokaklarında, pedal çevirmek ve bir sonraki Velonotte’de görüşmek dileğiyle…

BU HABERE EMOJİYLE TEPKİ VER!

+1



0

+1



0

+1



0

+1



0

+1



0

+1



0

1 YORUM

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

SON HABERLER

Sarı Mayolu Tony Martin Köprücük Kemiğini Kırdı

Fransa Bisiklet Turu’nun 6. turunu Etixx-Quick Step ekibinden Zdenek Stybar kazandı. Abbeville ile Havre arasında koşulan 190,5 kilometrelik 6. etap beklenenin tersine sakin geçti. Meteoroloji...

En Güçlü Sprinter Andre Greipel

Fransa Bisiklet Turu’nun 5. etabını André Greipel kazandı. Lotto-Soudal ekibinin sprinter’ı 2. etabın ardından Arras ile Amiens arasında koşulan 189 kilometrelik 5. etabın da...

Fransa Bisiklet Turu’nda ‘Sarı Mayo’ 2013 Şampiyonu Froome’a Geçti

Fransa Bisiklet Turu’nun üçüncü etabını Katusha takımından İspanyol Joaquim Rodriguez kazandı. Belçika’nın Antwerp kenti ile Huy yerel yönetimi arasındaki yarışmaya, bitime 60 kilometre kala meydana...

Tour De France’ın 2. Etabı Sonunda Sarı Mayo Fabian Cancellara’nın Oldu

Fransa Bisiklet Turu’nun 2. etabını, Lotto-Soudal takımından Alman Andre Greipel kazandı. Hollanda’nın Utrecht kenti ile Zelanda bölgesi arasındaki 166 kilometrelik parkurda koşulan yarışı 3 saat...